ÇİFTÇİYE 25 MİLYON LİRALIK TOHUM, 4 MİLYON TL’LİK MAZOT DESTEĞİ

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, kurumun İstanbullu çiftçilere sağlayacağı ‘Ekmeklik Buğday Tohumu ve Mazot Desteği’ni, ‘150 Günde 150 Proje’ maratonu kapsamında başlattı. İktidar kanadının, “CHP'li belediyelere oy verirseniz, yardımlar kesilir, bir daha yardım alamazsınız’ diyorlardı” sözlerini hatırlatan Kılıçdaroğlu, “Sizler bunlara inanmadınız ve o belediye başkanlarına destek verdiniz. Onlar seçimle geldiler. Makamlarına oturdular. Bırakın yardımları kesmeyi, onların bir dönem gözümüze soka soka yaptıkları yardımların çok daha fazlasını, hiç kimseyi rahatsız etmeden yapmaya başladı belediye başkanlarımız” dedi. “Bugün burada, 1545 ton yüksek verimli yerli hibe ekmeklik buğday tohumu dağıtımına sizinle birlikte başlıyor olacağız” diyen İmamoğlu da “Dağıtılacak tohumlar, tam 62 bin dekara dikilecek. Bunun da Büyükşehir Belediyemiz’e maliyeti, yaklaşık 25 milyon lira düzeyinde. 4 milyon liralık bir destekle, 160 bin 700 litre mazot desteğini de vatandaşlarımızla buluşturacağız. Üreticimizin yanındayız” ifadelerini kullandı. Değirmenköy yakınlarındaki bir ayçiçek tarlasına giden  Kılıçdaroğlu ve İmamoğlu, tohumu İBB tarafından üreticiye ücretsiz verilen ürünün hasadının biçerdöverle yapılmasına tanıklık etti. İSTANBULLU ÇİFTÇİLERE BUĞDAY TOHUMU VE MAZOT DESTEĞİNİ BAŞLATTILAR Kılıçdaroğlu, İmamoğlu ve beraberlerindeki heyetin Silivri’deki son durağı, Değirmenköy Meydanı oldu. Kılıçdaroğlu ve İmamoğlu, burada yaptıkları konuşmaların ardından, “Ekmeklik Buğday Tohumu ve Mazot Desteğiyle Üreticinin Yanındayız” etkinliğine katıldı. Etkinlikte konuşan Kılıçdaroğlu, tarıma desteği nedeniyle İBB’ye ve İmamoğlu’na teşekkürlerini iletti. “Ekrem Başkan’ı dinlediniz. Gerçekten de İstanbullunun rahat etmesi için ister kırsalda, ister şehir merkezinde olsun, herkesin İstanbul'da huzur içinde yaşaması için elinden gelen bütün çabayı gösteriyor” diyen Kılıçdaroğlu, “O nedenle hepinizin huzurunda Ekrem Başkan'a teşekkür etmek, benim de görevimdir. Hakkını yemeyelim; diğer belediye başkanlarımızla aynı şekilde çalışıyorlar. Nitekim Ekrem Başkan da bunu vurguladı. Engel çıkarıyorlar; biliyorum. Engeller devam ediyor; bunları da biliyorum. Ama arkadaşlarıma şunu söyledim: Hangi engeli çıkarırlarsa çıkarsınlar, şikayet etmeyeceksiniz. Engeli aşacaksınız ve vatandaşla kucaklaşacaksınız. Onların taleplerini yerine getireceksiniz” şeklinde konuştu. “KIRSALDA ÇALIŞAN KADINLAR VE GENÇLER SİGORTALI OLACAK” İstanbul için yapılanları Türkiye için de yapacaklarını vurgulayan Kılıçdaroğlu, şunları söyledi: “Türkiye'de kırsalda çalışan kadınlar ve gençler, kırsalda çalıştıkları sürece sigortalı olacaklar. Sigorta primlerini devlet ödeyecek. Bizim hedeflerimizden birisi bu. Dolayısıyla kırsalda çalışan kadınlar, kırsalda çalışan gençler mutlu olmuyorlar. Sosyal güvenlikleri sağlanmıyor. Gençler alın terinin karşılığını alamadıkları için, büyük kentlerin varoşlarında ‘Acaba asgari ücretle bir iş bulabilir miyim’ diye oturuyor, uğraşıyor, çalışıyor. Toprağını terk ediyor. Çiftçiyi, üretici, balıkçıyı, besiciyi toprağa küstürürseniz, denize küstürürseniz, o millet aç kalır. Sizler üretmediğiniz takdirde, 85 milyon insan olarak biz, gideceğiz buğdayı, arpayı, yulafı, mısırı, eti, canlı hayvanı, nohutu, mercimeği dışarıdan alıyoruz. Niye dışarıdan alıyoruz? Bereketli topraklarımız var. Çalışkan insanlarımız var. Üretiyorlar ama emeklerini karşılığını alamadığı zaman, toprakğa kesiyorlar. ‘Ekmeyeceğim’ diyorlar. “OYSA EKREM BAŞKAN AYLARDIR SÜT DAĞITIYORDU…” İktidar kanadının seçimlerden önce, “Bakın ha! CHP'li belediyelere oy verirseniz, yardımlar kesilir. Bir daha yardım alamazsınız’ diyorlardı” sözlerini hatırlatan Kılıçdaroğlu, “Sizler bunlara inanmadınız ve o belediye başkanlarına destek verdiniz. Onlar seçimle geldiler. Makamlarına oturdular. Bırakın yardımları kesmeyi, onların bir dönem gözümüze soka soka yaptıkları yardımların çok daha fazlasını, hiç kimseyi rahatsız etmeden yapmaya başladı belediye başkanlarımız. Ekrem Başkanımız söyledi. Ne dedi? 172 bin evladımıza süt veriyoruz. Söz verdi ‘Vereceğim’ diye. Aradan bir süre geçti, Başkan seçildi. Birisi dedi ki hani, ‘Siz süt sözü vermiştiniz çocuklara. Neden süt dağıtmıyorsunuz’ diye. Oysa Ekrem Başkan, aylardır süt dağıtıyordu. Ama bunu politik bir malzeme haline getirmedi. Hiç kimsenin yoksulluğunu teşhir etmedi. Kimin fakir olup olmadığını, insan onurunu koruyarak, saklamaya çalıştı. Süte ihtiyaç olan her eve sütü götürdü ve teslim etti. Bizim inancımızın ve ahlakımızın da gereği olan, sağ elin verdiğini sol el görmedi. Onların yaptığı gibi yapmıyoruz. Biz, insan onurunu koruyarak, insan haysiyetini koruyarak bunların tamamını yapıyoruz” dedi. İMAMOĞLU: “ORTALAMA ÇİFTÇİ YAŞI 58 OLDU” Türkiye’nin geçmişte tarımsal üretim anlamında kendi kendine yetebilen nadir ülkelerden birisi olduğunu hatırlatan İmamoğlu, “Ama Türkiye, son yıllarda ısrarla uygulanan yanlış politikalarla maalesef dışarıya bağımlı hale geldi. Son birkaç yılda hızla artan girdi fiyatları ise, bu işin son dönemde ne yazık ki tuzu biberi oldu ve bizi çok ama çok negatifi etkiliyor” dedi. Türk çiftçisinin hayatından memnun olmadığını dile getiren İmamoğlu, “Nüfusumuz hızla artarken, çiftçi sayımız ve işlenen tarım alanı miktarımız gittikçe daha da azalıyor. Ortalama çiftçi yaşı elli sekiz olmuş. Yani çiftçilikle uğraşan vatandaşlarımızın yaş ortalaması yukarıya doğru tırmanmış. Köyler boşalmış, kentler yaşanamaz hale gelmiş. Diğer taraftan, kentlerde gıda fiyatları adeta füze gibi yükselmiş, vatandaşımız en temel gıda maddelerine bile ulaşmakta çok ama çok güçlük çekiyor” tespitlerinde bulundu. “DOĞRU POLİTİKALARLA BU GİDİŞİN DÜZELTİLMESİ MÜMKÜN” “Memleket, nasıl yanlış politikalarla bu hale getirildiyse, doğru politikalarla da bu gidişin düzeltilmesi mümkün” diyen İmamoğlu, “İBB olarak, göreve geldiğimiz günden bu yana, tarım ve kırsal alan çalışmalarına çok büyük önem verdik. İstedik ki çiftçimiz, bu düzenin altında kalıp ezilmesin. Tarlalarımız yeşil kalsın ve betonlaşmasın. İstanbullu hemşehrilerimiz, kendilerini bu anlamda, kırsalda yalnız hissetmesin. Bu kapsamda, bugün sizlerle İstanbul Büyükşehir Belediyemiz’in iki önemli tarımsal destek uygulamasını başlatmak üzere bir araya gelmiş durumdayız. Buraya gelmeden önce Genel Başkanımızla birlikte ayçiçek tarlasına uğradık ve biçerdöverle sizler adına hasat yaptık. Gururla söylemek istiyorum ki, İstanbul sınırları içerisinde, kafasını kaldıran her iki günebakandan birisinin tohumunu İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak vermekten gurur duyuyoruz. Dağıttığımız 2 bin 540 torba ayçiçeği tohumu, tam 69 bin dekar alana ekildi. Bu desteğin belediyemize finansman maliyeti, 6 milyon lira oldu” bilgilerini paylaştı. “DAĞITILACAK BUĞDAY TOHUMLARININ İBB’YE MALİYETİ 25 MİLYON TL” Türkiye’nin son yıllarda buğdayı da ithal etmeye başladığını hatırlatan İmamoğlu, “Yılda 17-18 milyon ton üretiyoruz. Buna karşılık 10 milyon ton da buğdayı ithal ediyoruz. Peki sorunun temelinde ne var? Girdi fiyatları çok yüksek. Buna karşılık üretilen ürün de ederini bulamıyor. Ayrıca ülkemizde, dünyanın yaşadığının çok üzerinde de bir gıda enflasyonu yaşanıyor. Tüketici ekmek fiyatına yetişmekte bile zorlanıyor. İşte bu koşullar altında Büyükşehir Belediyemiz, her boyutunu düşünerek bir buğday ve ekmek politikasını tarladaki üretiminden, tohumdan başlayarak fırındaki ekmeğine kadar süren bir uygulamayı hayata geçirdi. Öncelikle arkadaşlarımız, bölgeye adaptasyonu ve verimi yüksek çeşitlere yönelik deneme ekimleri yaptı. 6-7 çeşit ekim yapıldı. Ve en maksimum hangisinin verimli ve kaliteli olduğuna bakıldı. Bugün burada, 1545 ton yüksek verimli yerli hibe ekmeklik buğday tohumu dağıtımına sizinle birlikte başlıyor olacağız. Dağıtılacak tohumlar, tam 62 bin dekara dikilecek. Bunun da Büyükşehir Belediyemiz’e maliyeti, yaklaşık 25 milyon lira düzeyinde. Küçük ve orta ölçekli çiftçilerimizin buğdaylarını, önümüzdeki sene Büyükşehir Belediyesi olarak satın almaya da devam edeceğiz” dedi. “SATIN ALMALARLA ÜRETİCİYE 52 MİLYON LİRA ÖDEME YAPTIK” Halk Ekmek olarak, belediyecilik tarihinde ilk olan uygulamayla, doğrudan üreticiden 7 bin 219 ton buğday satın aldıklarını kaydeden İmamoğlu, “Piyasa fiyatının üzerinde verdiğimiz fiyatla da hem üreticimizin nakit ihtiyacını karşılamış olduk hem de piyasaya düzen getirdik. Böylece kimse, çiftçinin alın terini istismar etmeye de kalkışamadı. Bu satın almalar karşısında belediyemiz olarak, üreticiye yaklaşık 52 milyon lira ödeme yaptık. Alın terinin karşılığıdır. Üreten ve bizimle bu yolculuğa çıkıp bize güvenen çiftçilerimize de yürekten teşekkür ediyorum” diye konuştu. Tarımı destekleme kapsamında 100 bin tonluk depo yapımına başlayacaklarının müjdesini veren İmamoğlu, “Depo yapımının belediyemize yaklaşık 215 milyon lira civarında bir maliyeti olacak” bilgisini paylaştı. Normal halk ekmeği yıl sonuna kadar 3 TL’den satmaya devam edeceklerini belirten İmamoğlu, “Fiyatların yükseldiği ortamda, vatandaşlarımızın yanında durmaya devam edeceğiz” dedi. “4 MİLYON TL’LİK DESTEKLE, 160 BİN 700 LİTRE MAZOTU VATANDAŞLARIMIZLA BULUŞTURACAĞIZ” Bugün itibariyle farklı bir uygulamayı hayata geçirmeye başlayacaklarını kaydeden İmamoğlu, şunları söyledi: “Bugün ilk defa belki de bir kurumun tankerleriyle beraber çiftçinin yanına gidip… Yani traktör buradan kalkacak, yardım almak için kilometrelerce gidecek, tekrar dönecek… Harcadığı mazotu var vesaire… Biz, onu bile düşünerek, tankerlerimizle buraya geldik. Mazotu bizzat buradan, tankerlerden çiftçimizin traktörünün deposuna ilk defa Genel Başkanımızla beraber akıtmanın da onurunu ve gururunu yaşayacağız. 4 milyon liralık bir destekle, 160 bin 700 litre mazot desteğini de vatandaşlarımızla buluşturacağız. Üreticimizin yanındayız. Kesinlikle çiftçinin üretmesi her türlü morali verme konusunda da kararlıyız. Beton ekonomisi ülkemizde çok büyüdü. Ama karşısında üretim ekonomisi olmadığı zaman nasıl bir tehdit altında olduğumuzu da hepimiz hissettik. Dolayısıyla biz, üretim ekonomisini savunmaya son süratle devam ediyor olacağız.” “TARIM DESTEKLERİNİN İBB’YE MALİYETİ 2,3 MİLYAR LİRA” “Bir çırpıda sayıverdiğimiz bu tarım desteklerinin Büyükşehir Belediyemize maliyeti, yaklaşık 2,3 milyar lira. Dağıttığımız 2 bin 500 ton yem desteği; 18 milyon litre sütü üreticiden alıp vatandaşımıza dağıtmamız; toplam sayısı 25 milyona ulaşan yazlık ve kışlık sebze fidemizi her yıl dağıttığımız gibi, artık kendi seralarımızda üretime başlamamız; Ziraat Odalarına ve kooperatiflere verdiğimiz makine ve ekipman desteği de bu rakama dahil değil değerli Genel Başkanım. Peki biz İstanbul gibi, son derece kısıtlı tarım alanlarında, bu gördüğünüz az kırsalında tarıma bu kadar destek olurken, merkezi idarenin, yani hükümetin 2022 yılında tüm Türkiye'de tarımı desteklediği rakamı, arkadaşlara dedim ki ‘Benimle paylaşın’: 29 milyar lira. Yani bizim sadece İstanbul'da, vatandaşımıza yaptığımız destek bile, bunun yüzde 10’u kadarını, hatta daha fazlasını yakalıyor. Biz, İstanbul'da bunu yapmışız. O zaman kesinlikle sormamız gerekir: Hükümet, bu ülkenin tarımını bu kadar az ve yetersiz desteklemeyi nasıl başarıyor? Büyükşehir Belediyesi, İstanbul tarımını bu bütçesiyle nasıl bu kadar yüksek oranda destekleyebiliyor? Bizim cevabımız buna net: Yandaşlara kaynak akıtan ya da anlamsız işlere ülkemizi sokup, anlamsız bir biçimde borçlandıran, üretimi değil, beton ekonomisi üzerine kurulu bir ülke var ederseniz, bu anlamda üreticiyi ne yazık ki zor duruma düşürür ve bu anlamda çiftçiyi destekleyemezsiniz.” “HALKIMIZIN MEMNUN OLDUĞUNU GÖRÜYORUZ” Önceki İBB yönetiminin tarıma destekle ilgili tek bir gündem maddesi bulunmadığını aktaran İmamoğlu, “Biz, bunu başlattık. Yapılanlardan halkımızın memnun olduğunu görüyoruz. Sokakta vatandaşlarımızı, hemşehrilerimizi dinliyoruz. Kesinlikle buna ilgilerini ve desteklerini en üst seviyede yaşıyorum. Bu tablodan çiftçimiz mutlu, kırsalımızdaki insanımız mutlu. Ama bu kaynağımızı bu şekilde harcamamızın kendine dönüşünün farkında olduğu için de 16 milyon İstanbullu mutlu. O bakımdan ben, doğru yolda olduğumuzu görüyorum. Tabii ki bundan rahatsız olanlar olacak. Bizi engellemeye çalışanlar olacak. Ama biz bildiğimiz yolda, bu doğru yolda devam edeceğiz. Bu yolun sonunda, yalnızca 16 milyon İstanbullunun değil, tüm Türkiye'nin refahının olduğunun farkındayız. İstanbul'da, Ankara'da, İzmir'de ve bütün belediyelerimizde bu tarz tarım desteklerinin olduğunu gördükçe göğsümüz kabarıyor. Ve bir arada çok güzel işler yapıyoruz. Bunu geçen yıl ilkini yaptığımız İstanbul'daki tarım fuarında ispat etmiştik. İkincisini de bu yıl İzmir'de yaptığımızda, sanıyorum ki Türkiye'ye örnek olacak olan tarım uygulamalarını en iyi şekilde siz değerli Genel Başkanımızın önderliğinde bütün Türkiye'ye gösteriyor olacağız” şeklinde konuştu.
Benzer Videolar