Türkiye, tarihinin en büyük felaketlerinden birinin üçüncü yıl dönümünde… 6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş merkezli meydana gelen ve 11 ili doğrudan etkileyen büyük depremlerin üzerinden üç yıl geçti. Ancak aradan geçen zamana rağmen acılar azalmadı, kayıpların yarattığı boşluk dolmadı. Bugün deprem bölgesinde hayat yeniden kurulmaya çalışılsa da felaketin izleri hem şehirlerin sokaklarında hem de insanların hafızasında hâlâ canlı.
6 Şubat sabahı Türkiye, art arda yaşanan iki büyük sarsıntıyla güne uyandı. Kahramanmaraş merkezli depremler; Hatay, Adıyaman, Malatya, Gaziantep, Osmaniye, Şanlıurfa, Diyarbakır, Elazığ, Kilis ve Adana’da büyük yıkıma yol açtı.
On binlerce bina saniyeler içinde çökerken, milyonlarca insan bir gecede evsiz kaldı. Türkiye’nin yakın tarihindeki en ağır afetlerden biri olarak kayıtlara geçen deprem, ülke genelinde derin bir travma bıraktı.
Depremde hayatını kaybeden on binlerce vatandaşın acısı, aileleri için ilk günkü gibi taze. Birçok depremzede, sevdiklerini kaybettikleri anı unutamadıklarını söylüyor.
Bugün bölgedeki mezarlıklarda, anma alanlarında ve enkazların yerini alan yeni yapılarda tek bir duygu hâkim:
Unutmadık, unutmayacağız…
6 Şubat, artık yalnızca bir tarih değil; Türkiye’nin ortak hafızasında derin bir yara.
Deprem sonrası devlet kurumları ve yerel yönetimler tarafından başlatılan yeniden inşa çalışmaları üçüncü yılında da sürüyor.
Yeni konut projeleri hayata geçirildi
Altyapı çalışmaları devam ediyor
Okullar ve hastaneler yeniden yapıldı
Şehir merkezlerinde dönüşüm projeleri başlatıldı
Ancak birçok bölgede inşaatlar tamamlanmış değil. Bazı aileler hâlâ geçici barınma alanlarında yaşam mücadelesi veriyor.
Depremzedeler için yeniden ayağa kalkmak yalnızca ev yapmakla sınırlı değil; ekonomik kayıplar, işsizlik ve sosyal sorunlar da sürecin en büyük zorlukları arasında yer alıyor.
Uzmanlara göre büyük afetlerin etkisi yalnızca fiziki yıkımla ölçülmüyor. Deprem bölgesinde yaşayan birçok kişi, üç yıl geçmesine rağmen kaygı, korku ve travma ile mücadele ediyor.
Özellikle çocuklarda ve gençlerde depremin psikolojik etkileri uzun vadeli olarak devam ediyor. Toplumun büyük bir kısmı için 6 Şubat, unutulması mümkün olmayan bir kırılma noktası oldu.
Depremin yıl dönümünde Türkiye’nin dört bir yanında anma programları düzenleniyor. Deprem saatinde birçok şehirde hayat duruyor, sirenler çalıyor, insanlar kaybettiklerini dualarla anıyor.
Deprem bölgesinde ise sabahın erken saatlerinde enkaz alanlarında sessizlik hâkim. Her yıl olduğu gibi bu yıl da acı yeniden hatırlanıyor.
6 Şubat depremleri, afetlere hazırlıklı olmanın ve güvenli şehirler kurmanın önemini bir kez daha ortaya koydu.
Uzmanlar, benzer felaketlerin tekrar yaşanmaması için:
yapı denetimlerinin güçlendirilmesi
kentsel dönüşümün hızlandırılması
afet bilincinin artırılması
acil müdahale sistemlerinin geliştirilmesi
gerektiğine dikkat çekiyor.
Üç yıl önce 11 ilde hayat durmuştu. Bugün ise hayat yeniden kurulmaya çalışılıyor. Fakat kayıpların acısı hâlâ aynı.
Türkiye, 6 Şubat’ta kaybettiklerini unutmadı. Yaralar sarılsa da deprem, milyonlarca insanın hayatında silinmeyecek izler bıraktı.
Bu yıl dönümünde bir kez daha hatırlanıyor:
Deprem değil, ihmal öldürür. Unutmak değil, ders çıkarmak gerekir.
Yorumlar