2026 yılının ilk ayında altın piyasaları adeta alev almış durumda. Küresel ölçekte yaşanan jeopolitik gerilimler, merkez bankalarının rezervlerini çeşitlendirme atağı ve doların küresel piyasalardaki seyri, değerli metali tarihin en yüksek seviyelerine taşıdı.Ocak 2026 itibarıyla ons altın 4.967 dolara ulaşarak tarihi bir eşiği aşarken, yurt içinde gram altın 6.926 TL seviyelerine tırmanarak yatırımcısının yüzünü güldürmeye devam ediyor.Dev Bankalardan 2026 İçin "Yukarı Yönlü" RevizeDünyanın en büyük finans kuruluşları, altındaki bu agresif yükselişin ardından 2026 yılı sonu öngörülerini birer birer yukarı çekmeye başladı. Özellikle Goldman Sachs'ın tahminini 5.400 dolara yükseltmesi, piyasalarda "yükseliş henüz bitmedi" sinyali olarak algılandı.İşte dev bankaların 2026 yılı için güncel ons altın tahminleri:Finans Kuruluşu2026 Ons Altın TahminiGoldman Sachs5.400 DolarJPMorgan5.055 DolarCITI / Bank of America5.000 DolarDeutsche Bank4.950 DolarCommerzbank4.900 DolarUBS4.700 DolarStandard Chartered4.488 DolarAnalistler; Fed’in faiz indirim döngüsünde kalması ve küresel borç stokuna dair endişelerin, altını "güvenli liman" olarak en ön sıraya yerleştirdiğini belirtiyor.
Altın fiyatlarındaki sert yükseliş, Trabzon’da hem yatırımcıların hem de düğün hazırlığı yapan vatandaşların gündeminde ilk sıraya yerleşti. Gram altının 7 bin TL sınırına dayanması, küresel piyasalarda ons altın için 2026 sonu 5 bin dolar üzeri beklentilerin konuşulmasıyla birlikte şehirdeki kuyumcu vitrinlerinde hareketlilik arttı.
Yerel Bakış: "Altın Hiçbir Zaman Mahcup Etmez"Küresel tahminler bu yöndeyken, altının yerel piyasalardaki durumu Nevzat Kuyumculuk Yönetim Kurulu Başkanı Erhan Şakar ile konuştuk. Roportaj öncesinde ise Erhan Bey bir konuya dikkat çekti “Altın sadece İstanbul’un ya da Kapalıçarşı’nın değil, Trabzon’un da güven limanıdır. Karadeniz insanı parasını somut varlıkta tutmayı sever. Bugünkü yükseliş, vatandaşın birikimini koruma refleksinin sonucudur.” Derken Erhan Şakar açıklamasının devamında ise Trabzondaki duruma da değindi “Trabzon’daki kuyumcular, son haftalarda özellikle paketli gram altın ve küçük külçe taleplerinde belirgin artış yaşandığını ifade ediyor. Şehirde yatırımcıların, bankacılık ürünleri yerine fiziki altına yöneldiği gözlemleniyor.” Dedi
Haberin Yıldızı : Erhan Bey, gram altın 7 bin TL sınırına dayandı. Dünya bankaları ise 2026 sonu için 5 bin doların üzerini işaret ediyor. Siz sahada nasıl bir tablo görüyorsunuz?
Erhan Şakar: Öncelikle şunu söylemeliyim; altın hiçbir zaman yatırımcısını mahcup etmez. Şu an yaşadığımız süreç sadece bir fiyat artışı değil, küresel ölçekte bir güven arayışıdır. Kapalıçarşı kökenli bir gelenekten geliyoruz. Eskiler, “Altın yükselirken değil, dururken korkun,” der. Bugünkü hareketlilik, vatandaşın elindeki varlığı koruma refleksinin açık bir göstergesi.
Haberin Yıldızı: Bu yükselişte sadece küresel gelişmeler mi etkili, yoksa içeride de farklı dinamikler mi var?
Erhan Şakar: Elbette küresel etkenler başrolde; ABD Merkez Bankası’nın faiz politikaları, jeopolitik gerilimler, savaş ihtimalleri ve küresel borçluluk. Ancak içeride de enflasyon algısı, dövizdeki dalgalanma ve tasarruf sahibinin TL yerine fiziki varlığa yönelmesi altını destekliyor. Türkiye’de altın sadece yatırım aracı değil, aynı zamanda bir güven duygusudur.
Haberin Yıldızı: Yerel yatırımcı bu fiyatlardan altın almaya devam etmeli mi?
Erhan Şakar: Biz Nevzat Kuyumculuk olarak yıllardır aynı noktadayız: Altın kısa vadeli değil, uzun vadeli bir limandır. 2026 öngörülerinde ons tarafında 5.400 dolar konuşuluyorsa, bu içeride gram altının bugünkü seviyelerin çok ötesini test edebileceğini gösterir. Önemli olan “zirve” tartışması değil, trendi doğru okumaktır. Jeopolitik riskler masadan kalkmadıkça altın ana oyuncu olmaya devam eder.
Haberin Yıldızı: Vatandaşta’da ve yatırımcı davranışlarında bir değişim gözlemliyor musunuz?
Erhan Şakar: Kesinlikle. Eskiden daha çok “bekleyelim, düşsün alalım” yaklaşımı vardı. Şimdi ise yatırımcı, altını kademeli alımlarla portföyüne ekliyor. Ayrıca fiziki altın talebi çok güçlü. İnsanlar elleriyle tutabildikleri, kasalarında saklayabildikleri varlıklara yöneliyor. Bu da piyasaların canlılığını koruyor.
Haberin Yıldızı: Dijital altın ve bankalar üzerinden yapılan alımlar fiziki piyasayı nasıl etkiliyor?
Erhan Şakar: Dijital altın bir kolaylık sağlıyor ancak kriz zamanlarında yatırımcı yine fiziki altına dönüyor. Son yıllarda yaşadığımız belirsizlikler, “kağıt üzerindeki altın” ile “eldeki altın” arasındaki farkı yatırımcıya net biçimde gösterdi. Altın vatandaş nezdinde hâlâ bu güvenin merkezidir.
Haberin Yıldızı: Küçük yatırımcıya özellikle dikkat etmesi gereken bir nokta var mı?
Erhan Şakar: En büyük hata, tüm birikimi tek seferde piyasaya girmek. Altın sabır işidir. Küçük yatırımcı mutlaka alımlarını zamana yaymalı, paniğe kapılmamalı ve kulaktan dolma bilgilerle hareket etmemelidir. Ayrıca mutlaka güvenilir tanıdıkları kuyumculardan alışveriş yapılmalı.
Haberin Yıldızı: Son olarak düğün ve takı sektörü bu fiyatlardan nasıl etkileniyor?
Erhan Şakar: Maliyetler arttı, bu kaçınılmaz. Ancak Türk halkının altın kültürü çok derindir. Takı tarafında daha minimal, zarif işçilikli ve gramajı dengelenmiş modellere yönelim var. Yatırımcı ise ziynetten çok paketli gram ve külçe altına odaklanıyor.
Şunu net söyleyebilirim: 2026, altının yılı olmaya devam edecek. Altın, hem yatırımcının hem de toplumun güven sigortasıdır.
Yorumlar