Ortadoğu’da gerilimi tırmandıran İsrail-İran çatışmaları sekizinci gününe girerken, sahadaki gelişmeler dikkat çekici bir tablo ortaya koyuyor. İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik yoğun hava saldırılarına rağmen ülkede beklenen iç karışıklık ya da rejim karşıtı geniş çaplı bir ayaklanma gerçekleşmedi.
Savunma kaynaklarına göre, İsrail ve ABD saldırılarının hedefinde İran’ın askeri altyapısı ve üst düzey yönetim kadrosu yer alıyor. İsrail güvenlik çevreleri, suikast listesinde bulunan yaklaşık 50 üst düzey İranlı yetkilinin yarısının öldürüldüğünü ileri sürüyor.
İsrail savunma yetkilileri, mevcut askeri operasyonların hedeflerine ulaşmasının yaklaşık 4 ila 6 hafta daha sürebileceğini değerlendiriyor. Ancak buna rağmen İran’daki mevcut yönetimin tamamen çökmesinin kesin olmadığı ifade ediliyor.
Savaşın başlamasından bu yana İran’ın İsrail ve Körfez bölgesine yönelik füze ve insansız hava aracı saldırılarının sayısının beklenenden daha düşük olduğu belirtiliyor. Uzmanlara göre bunun en önemli nedeni, İran’ın füze rampaları ve fırlatma altyapısının yoğun hava saldırılarıyla hedef alınması.
Buna karşın İran’ın elindeki askeri gücü hem İsrail’e hem de Körfez ülkelerine karşı bölmek zorunda kalması da saldırıların sınırlı kalmasına yol açıyor.
Öte yandan İsrail’de savaşın yarattığı güvenlik endişesi ve ekonomik baskılar nedeniyle iç kamuoyunda da tepkiler artmaya başladı. Bazı şehirlerde vatandaşlar düzenledikleri gösterilerle hükümeti protesto ederek savaşın sona erdirilmesini talep etti.
Uzmanlar, İran’ın sınırlı sayıda saldırı gerçekleştirmesine rağmen İsrail toplumunda oluşan psikolojik etkinin beklentilerin üzerinde olduğunu değerlendiriyor.
Orta Doğu’da hızla büyüyen kriz, uluslararası kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor. Diplomatik girişimler sürse de çatışmaların kısa vadede sona ermesine ilişkin net bir işaret bulunmuyor.
Analistler, İsrail ile İran arasındaki gerilimin daha geniş bir bölgesel savaşa dönüşme riskinin devam ettiğine dikkat çekiyor.
Yorumlar