Ana Sayfa Gündem, Politika 2 Eylül 2020

İYİ PARTİ İSTANBUL MİLLETVEKİLİ ÖZDAĞ TBMM DE BASIN TOPLANTISI DÜZENLEDİ

Özdağ, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında, DEAŞ’ın sözde emiri Mahmut Özden’in yakalanması nedeniyle istihbaratçıları ve emniyet güçlerini tebrik etti.

DEAŞ ile mücadelenin sona erdirilebilmesi için sosyal tabanını tamamen yitirmesi gerektiğini ifade eden Özdağ, “Ama DEAŞ terör örgütünün önemli bir sosyal tabanını da Türkiye’deki Suriyeli sığınmacılar oluşturuyor. Suriyeli sığınmacıların, ülkelerine dönme sürecinin başlaması, DEAŞ’ın sosyal tabanını da zayıflatacak.” değerlendirmesinde bulundu.

PKK/YPG terör örgütünün, bölgede bir suç rejimini Türkiye’nin gözlerinin içine baka baka inşa ettiğini ifade eden Özdağ, “Irak’ın kuzeyinde geçtiğimiz on yıllarda çevrilen filmin, şimdi Suriye’nin kuzeyinde çevrilmeye başladığını görüyoruz. Türkiye için en büyük stratejik tehdit Suriyeli göçü ile milli demografik yapısı bozulma sürecinde olan güneydeki bu terör devletinden gelecektir. AKP hükümeti İdlib’e verdiği stratejik önemin onda birini PKK-YPG tarafından işgal edilen bölgeye vermemektedir. Asıl askeri sığınak yapılması gereken yer, PKK/YPG’nin işgal altında tuttuğu bölgedir.” diye konuştu.

Hükümetin, öncelikle Türkiye’ye düşman ittifakları parçalayacak bir diplomasi izlemesi gerektiğini dile getiren Özdağ, “PKK/YPG’nin ve arkasındaki devletlerin en önemli güç kaynağını Erdoğan’ın Beşar Esad ile uzlaşmama politikası oluşturmaktadır. Türkiye, karşısındaki ittifakı kırmaya, Beşar Esad ile görüşmelere başlayarak, başlamalıdır. Esad ile görüşmelere başlanması durumunda İdlib’teki tansiyon düşecektir. Türkiye dış politika ve güvenlik politikalarında, etrafımızda gerçekleştirilen kuşatmayı Türk ordusu dışındaki milli güç unsurlarını kullanarak kırmalı, askeri gücünü ise son seçenek olarak değerlendirilmedir.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin sadece Doğu Akdeniz’de güçlü bir eylemlilik içinde olmadığını aynı zamanda Libya, İdlib, Kuzey Irak’ta angaje durumda olduğunu dile getiren Özdağ, Türkiye olarak gerekirse düşmanla mücadeleyi, başkalarının istediği yerde, zamanda ve cephede değil Ankara’nın belirlediği yerde, zamanda ve cephede vermeleri gerektiğini kaydetti.

Fransa’nın Doğu Akdeniz politikasına ilişkin Özdağ, “Fransa’nın Türkiye’ye yönelik düşmanca politikası, Türkiye’nin doğu ve orta Akdeniz’de Libya üzerinden etkinlik kazanmasından duyduğu endişe ve eski sömürgeci refleksleriyle ilgili. Meselenin Türkiye açısından gerilim ve rekabet boyutu var. Bir de Batı ittifakı içerisinde başka rekabet boyutları var. Ancak Fransa’nın, Türkiye’nin milli menfaatlerini, egemenlik haklarını çiğneyici her politikasına karşı en kararlı şekilde durulması gerekir.” dedi.

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


Hazır Site by Uzman Tescil