ResimLink - Resim Yükle
ResimLink - Resim Yükle
Ana Sayfa Gündem, Politika 19 Ocak 2022

BAHÇELİ ENES KARA’NIN İNTİHAR ETMESİ BİZLERİ DERİNDEN ÜZMÜŞTÜR

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, üniversite öğrencisi Enes Kara’nın intiharının siyasi ve ideolojik önyargılarla istismar edildiğini söyledi.Partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan MHP Genel Başkanı Bahçeli, yükseköğrenimini Elazığ’da sürdüren Enes Kara’nın intiharının, her yönüyle konuşulduğunu, tartı19şıldığını, hatta siyasi ve ideolojik önyargılarla istismar edildiğini söyledi.

“Bahanesi ne olursa olsun, bir gencin girdiği ruhi bunalımdan çıkamayarak intihar etmesi bizleri derinden üzmüştür.” ifadesini kullanan Bahçeli, bu olayın ruh sağlığı kısmıyla ilgili detaylı görüş paylaşmayacaklarını belirtti. Bahçeli, “Ne var ki, TBMM’ne geçen dönem sunduğumuz Ruh Sağlığı Kanun Teklifi’mizin de bir an önce görüşülüp kabulünü bekliyor, bunu ısrarla istiyoruz. Kadınlarımızı, çocuklarımızı, masum insanlarımızı hedef alan şiddet, cinayet, taciz ve tecavüz furyasıyla sonuna kadar mücadelenin yanındayız. İstismarın her zeminde karşısındayız.” diye konuştu.

Malum intihar vakasının ne ilk ne de son olacağını kaydeden Bahçeli, “Bizim burada üzerinde durmak istediğimiz asıl mevzu söz konusu intihar olayının özellikle menfur bir siyasi hesaplaşmaya konu edilerek, muhafazakar ve mütedeyyin insanlarımıza karşı husumetle perçinlenmiş intikam aracına dönüştürülmesidir. Bu doğru değildir, insani değildir, vicdani hiç değildir.” dedi.

CHP’nin ve malum yoldaş medyasının sürekli gündemde tuttuğu Enes Kara intiharının kolektif bir saldırı ve tahakküm vasıtası haline getirildiğini dile getiren Bahçeli, “Herkesin, yasalar kapsamında ve maşeri vicdan sınırları içinde hür ve müstakil hareket etmeye, inanç hürriyetini sonuna kadar yaşamaya hakkı vardır. Tarikat ve cemaatler, devletle rekabete meyletmedikten, devleti ele geçirme hatasına düşmedikten sonra, sosyolojik bir realite olarak hayatın olağan akışı içinde var olmaya devam edeceklerdir.” değerlendirmesinde bulundu.

“Biz hiç kimsenin avukatı değiliz. Ama mesele dinimiz olunca gözümüzü daldan budaktan, sözümüzü de ondan bundan asla esirgemeyiz. İster özel yurt olsun, isterse de devlet yurdu olsun, bu tip üzücü intihar hadiselerine geçmişte defalarca şahit olunmuştur. Elbette hiçbir öğrencimizin aç ve açıkta kalmasına göz yumamayız. Devletin en temel görevlerinden birisi de öğrenci yurtları inşa ederek evlatlarımızın barınma ihtiyaçlarını köklü çözümlerle buluşturmaktır. Kaldı ki son yıllarda bu alandaki sevindirici ve ümit verici gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Yine de marjinal kesimlerin, öğrenci kisvesine bürünmüş bölücü ve yıkıcı odakların yurt sorunu üzerinden istismar kampanyası yürüttükleri bilinen bir gerçektir. Merhum Enes Kara’nın böyle bir sorununun olmadığı, devlet yurdunda kalmak için herhangi bir müracaatının da bulunmadığı yapılan açıklamalarla sabittir.

Geride kalan bir hafta boyunca, asıl nedeni karanlıkta kalan bir intihar olayı üzerinden inançlarımıza saldıranlar, sanki ilk kez bir intihar yaşanmış gibi manevi değerlerimizi karalama yarışına girenler art niyetlidir, marazi maksatlarıyla yakalarını ele vermişlerdir. Hiçbir intihar tasvip edilemez, hoş görülemez. Allah’ın verdiği canı, Allah’tan başka hiç kimse alamaz. İntihar karmaşık ruhi ve psikolojik bir iflasın sonucudur. Biz sonuçlar hakkında değil de, sebepler üzerinden konuşulmasını daha makul buluyoruz. Bu konu ise evvelemirde ilim insanlarımızın üzerinde düşünmeleri gerek bir meseledir. Gerçeklerin örtbas edildiği, algıların ön plana geçtiği bugünkü insanlık döneminde, karşı karşıya olduğumuz olayları doğru bir duruşla, tutarlı bir mantık örgüsüyle tefrik etmek durumundayız.

İnsan, kendi tarihinin ve toplumunun ürünü olduğu kadar kendi çağının da ürünüdür, aynı zamanda mimarıdır. Maddi-manevi miras, teknoloji, dünya görüşü, düşünüş biçimi, talepler ve eğilimler insanın hem dünyaya hem de topluma bakışını her cepheden etkilemektedir. Bildiğiniz üzere temiz bir imanın, parlak bir düşüncenin önündeki en büyük engel cehaletin güçlü ve aktif olmasıdır.

Mesela yazdığı ucube bir şarkının sözleri arasında, Hz. Adem ile Hz.Havva’ya cahil diyen sorumsuz ve şuursuz bir sanatçının alamet olarak bindiği sefalet ve rezalet hali dünyevi kıyameti olan cehalet çukurunun açık seçik bir numunesidir. Bu sanatçıya diyorum ki, serçeysen serçeliğini bil, sakın kuzgunluğa heves etme. Bu tiplerin kafaları arızalı, kalpleri taşlı ve dikenlidir. Aklın, ahlakın, bilimin ve inancımızın öncüleri olarak gördüğümüz birçok milli ve manevi şahsiyet cehaletin linçine uğramıştır. Bununla birlikte yüce dinimiz pek çok bühtana, pek çok yalan ve saptırmaya maruz kalmıştır.

Enes Kara’nın intiharını cahilce, bağlamından kasten kopararak, belirli hedefler kapsamında sorgulayan, yargılayan ardında da toptancı yaklaşımla inanan insanlarımızı linç etmeye kalkanlar birlik, dirlik, kardeşlik ve dayanışma ruhumuzu hazmedemeyen uşaklaşmış mihraklardır.”

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

error: Content is protected !!
Hazır Site apk Uzman Tescil