ResimLink - Resim Yükle
ResimLink - Resim Yükle
Ana Sayfa Gündem, Tarım ve Hayvancılık 22 Haziran 2022

ÇİFTÇİNİNİN KREDİ FAİZLERİ SİLİNECEK,TRAKTÖRÜNE,HAYVANINA,BİÇERDÖVERİNE HACİZ KOYULAMAYACAK

Efendim, köylü milletin efendisidir; 1 Mart 1922’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Gazi Mustafa Kemal’in söylediği bir söz. İzmir’e gittim İzmir’de çiftçi kardeşlerimle buluştum. Kadınlar çıktılar, konuştular, dertlerini anlattılar. “Biz artık zarar etmiyoruz, battık” dedi bir kadın.

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Mecliste yaptığı konuşmada çiftçinin ve üreticinin artık bitme noktasına geldiğini söylerken ikdidara gelmeleri halinde acil eylem planı olarak yapacaklarını anlattı ve çiftçinin kurtuluşu için 10 aşamalı planını anlattı

Kılıçdaroğlu konuşmasında ; Rakamlara baktık; gene bizim veriler değil, Türkiye Ziraat Odaları Birliği’nin verileri. Üre gübresine yüzde 253 bir yılda, amonyum nitrat yüzde 223, yüzde 219, yüzde 190, yüzde 238 mazot fiyatları… Bütün bunların hepsi artmış ve perişanız diyorlar. “Üretmek istiyoruz, çalışmak istiyoruz ama zarar ediyoruz, battık” diyorlar bundan sonra.

Dinledim, neyi yapacağımızı da söyledim bütün üretici kardeşlerime -birazdan anlatacağım onları- fakat hemen arkasından Tarım Bakanı bir açıklama yaptı. “Biz onlara destek veriyoruz” diyor. Verdiği destek… Fatma Doğan, konuşan kardeşim Fatma Doğan’a diyor ki:”17 ayda, 9014 lira destek verdik” diyor. İki torba yem parası arkadaşlar, iki torba yem parası… Ne söylediğini bilmiyor. Çünkü kafası Venezüella’da, “oraya buğdayı nasıl ekeceğiz” diyor, “malı nasıl götüreceğiz Venezüella’da” diyor. Kafa orada, bilmiyor; iki torbaya destek verdim diyor, iki torba yem fiyatına destek verdim diyor kadına. Kader Başaran, “17 ayda, 23 bin 741 lira destek verdik” diyor. Aylık 1397 lira, o da 4 torba yem parası. Ve bunu kalkıyor kadınları zor duruma, bunlar doğruları söylemiyor diye… Halbuki “destek almıyoruz” demediler, “yetersiz” dediler, “desteklenmesi lazım” dediler. Senin verdiğin rakama bak, gelen zamlara bak.

Orada da söyledim: Sizin bir arabanız olabilir şehirde, mazota zam gelmiştir, akaryakıta zam gelmiştir. Binmeyebilirsiniz, belediye otobüsüne binip gidebilirsiniz. Ama çiftçi traktörle tarlaya gitmek zorunda, ben tarlaya gitmiyorum diyemez. Mazot almak zorunda. Dünyanın zammı gelmiş, bu adamlar ne yapacaklar peki? Nasıl geçirecekler bu insanlar? Hak ettikleri gelir de verilmiyor bunlara; çiftçinin AK Parti hükümetlerinden alacağı 273 milyar lira, 2006 yılından bu yana ve vermediler bu parayı. Bunlara vermiyorlar… 2 milyon 300 bin aile var, bunlara verilen toplam destek 19 milyar 900 milyon lira. Ama bir avuç kur korumalı mevduat sahibine, yani tefeci gibi para alacak devletten, bunlara verdikleri ise 1 yıl bile dolmadı ve 31 milyar lira.

Çiftçi tarlaya gider, çiftçi çalışır, karı-koca çalışırlar, çoluk çocuk çalışırlar, günün 24 saati çalışırlar. Onlara veriyorsun, 2 milyon 300 bin haneye veriyorsun 19 milyar 900 milyon lira; beyler oturuyor, keyifleri yerinde, bankada açmış hesabı, üstelik vergisiz ve onlara da 31 milyar lira para veriyorsun. Ve kadınların “battık” demelerine de dili tam dönmüyor ama “siz doğruları söylemiyorsunuz, siz yalan söylüyorsunuz, sizi teşvik ediyoruz” diyorlar. Nedir Allah aşkına verdiğin senin? 2 torba yem parası vermişsin, biz çiftçiyi destekliyoruz diyorlar.

Değerli arkadaşlarım; bakınız çiftçilere sözüm var, beni dinlesinler: Allah nasip eder, Millet İttifakı’yla birlikte bu ülkeyi yönettiğimizde, çiftçiyi gerçek anlamda bu milletin efendisi yapacağım. Söz, nokta.

Çiftçiyi bu milletin efendisi yapacağız. Üretecek, çalışacak, kazanacak… Hiçbir çiftçinin zarar etmediği, hiçbir çiftçinin, hiçbir üreticinin zarar etmediği bir modeli inşa edeceğiz. Nasıl mı? Şöyle:

1) İktidara gelir gelmez yapacağımız ilk iş, bir hafta içinde bunlar ister bankalardan, ister Tarım Kredi Kooperatifi’nden aldıkları kredilerin faizlerini tak diye sileceğiz. Sileceğiz, hakkını vereceğiz, sileceğiz. Çiftçi diyecek ki: Oh be! En azından beni düşünen birisi oldu diyecek. Bir nefes alacak.

2) Havza bazlı planlama yapılacak. Kim neyi ekecek belli olacak, neyi satacağını da bilecek. Her önüne gelen istediği ürünü ekemeyecek. İhtiyacımız belirlenecek havza bazlı; Konya Ovası’nda ne ekilecek? Harran Ovası’nda, Çukurova’da her şey; neler ekilecek, biçilecek, bunun planlaması yapılacak. Karadeniz’in fındığı var, Rize, Artvin’in çayı var; onlar stratejik ürün bölge için. Onların daha fazla kazanmaları için ayrıca çaba harcayacağız ama diğer yerlerde havza bazlı planlama yapacağız. Yapacağımız planlama sonucu şu: Maliyet artı makul kâr, eşittir taban fiyat olacak. Evet, maliyet artı makul kâr, eşittir taban fiyat olacak.

Buğday mı ekiyorsun kardeşim? Belli, dönümü belli… Ziraat odalarına soracağız: Kardeşim bunun maliyeti nedir, gübresi nedir, ilacı nedir, mazotu nedir, emeği nedir, maliyeti ne olacak? Üstüne yüzde 10-15 kâr koyacağız ve diyeceğiz ki ne oldu? 100 lira, 15 lira de kâr verdik, 115 lira. 115 liranın üstüne satıyorsa sat kardeşim. Altına düştüğünde bunun tek alıcısı olacak, devlet olarak ben satın alacağım kardeşim, çiftçi zarar etmeyecek.

3) Bu, yeni bulduğumuz bir olay da değil. Cumhuriyet kurulurken böyle kuruldu, bu felsefeyle kurulmuş zaten. Toprak Mahsulleri Ofisi bunun için kurulmuş, TARİŞ bunun için kurulmuş, FİSKOBİRLİK bunun için kurulmuş, ÇAYKUR bunun için kurulmuş zaten. Ama bunları kapatıyorsun, yok sayıyorsun, çiftçiyi götürüyorsun, birilerine mahkum ediyorsun ve üretemez noktaya getiriyorsun. Dışarıdaki çiftçi için çalışıyorlar. Biz dışarıdaki çiftçiler için değil, kendi çiftçimiz için çalışacağız, onları bu milletin efendisi yapacağız. Hiç kimse endişe etmesin.

4) TARSİM’i yeniden düzenleyeceğiz. Çiftçi birliklerini çağıracağız, beraber yangın, sel, fırtına, hortum; neyse uğranılan zararın nasıl karşılanacağı TARSİM tarım sigortasıyla bu işi çözeceğiz. Tarım Kanunu 21. Maddesi: “Çiftçiye her yıl milli gelirin yüzde 1 oranında teşvik verilir” diyor. Bu teşviki bütçeye koyacağız. Türkiye Ziraat Odaları Birliği Başkanına diyeceğiz ki: “Gel kardeşim veya senin öngördüğün kişiler kimse gelsinler, yüzde 1 bütçeye konuldu mu ve yılın sonuna kadar bu para çiftçiye verildi mi? Denetleyin” diyeceğiz. Böylece hani parayı az koyup, büyük laflar edip, çiftçiyi perişan etmekten ve perişan olmaktan kurtaracağız.

5) Borcu olan çiftçinin traktörüydü, biçerdöveriydi, hayvanıydı… Asla bunlar haczedilmeyecek, bu konuda özel hüküm konacak. Çiftçinin traktörü haczedilir mi ya? Haczedersen bu adam tarlayı nasıl sürecek? Açlığa mahkum ediyorsun…

6) Çiftçiler için, üreticiler için kırmızı mazot uygulaması yapacağız; ÖTV’si, KDV’si mazotun olmayacak. Çiftçi mazotu gidecek, maliyeti neyse, makul kâr benzin istasyonundan kaçsa, ondan satın alacak. Kırmızı mazot uygulamasıyla çiftçi rahat edecek.

7) Çiftçiler elektrik de kullanıyorlar, onlara ucuz elektrik vereceğiz. 2 aşamalı olacak bu: Başlangıçta ucuz elektrik vereceğiz. Daha sonraki aşamada bütün çiftçileri kooperatif olarak örgütleyeceğiz, güneş enerjisi sistemi oluşturacağız. Kooperatifler ortak olacaklar. Elde edilen elektriği çiftçi bedava kullanacak. Artan elektriğiyse enterkonnekte sistem içinde satacak, çiftçi ayrıca elektrikten gelir elde edecek. Bunun bütün mekanizmaları tamam. Bazı belediye başkanlarımız da uygulamaya başladı. Yapamazlar diyorlar… Çiftçi kardeşlerime söyledim; dışarıdan mazot almıyorsun, doğalgaz almıyorsun, petrol almıyorsun, kömür almıyorsun. Güneş var, güneşin ısısı var; o da bedava kardeşim ya… Bedava ama bedavayı yapmak istemiyor, illa birilerine para kazandıracaklar. Biz de ne diyoruz? İlla birileri kazanacaksa, illa ve illa çiftçiler kazanacaklardır.

9) Eğer toprakla uğraşılan bir tarım varsa, oraya mutlaka ziraat mühendisi ve ziraat teknisyeni olacak; her yerde toprak analizlerini yapacak. Çiftçinin neyi çekerse karlı olacağını, hangi gübrenin ne kadar kullanılması gerektiğini ziraat teknisyeni, ziraat mühendisi belirleyecek. Aynı şekilde besicilik yapılıyorsa veteriner olacak, aşılar olacak, hayvanın doğumu olacak, hastalıklarıyla da ilgilenecek. Öğretmen nasıl görev yapıyorsa, imam nasıl görev yapıyorsa; ziraat teknisyeni, ziraat mühendisi, veteriner de aynı şekilde kamu görevlisi olarak çiftçilerin emrinde çalışacaklar.

10) Gençlerin kırsalda kalmaları ve çalışmaları için… Nasıl olsa zarar etmeyecekler, büyük kentlerin varoşlarında da sürünmeyecekler, “asgari ücretle iş bulabilirim miyim” diye uğraşmayacaklar; onların sosyal güvenlik primlerini devlet olarak biz ödeyeceğiz, onlar orada kalacaklar.

Bütün çiftçi kardeşlerime söylüyorum, bir daha ifade edeyim: Sözüm söz, yazın bir kenara. Çiftçi, yani 85 milyon insanı doyuran, elleri mübarek olan, toprakta uğraşan, alın teri döken, sabahın köründe tarlasına giden, bağına, bahçesine giden bütün çiftçilere söylüyorum. Sözüm söz, sizi bu ülkenin efendisi yapacağız. Kimseye el avuç açmayacaksınız. Ne Amerika’dan, ne Brezilya’dan, ne Japonya’dan, ne Güney Kore’den, hiçbir yerden tarım ürünü almayacağız… Biz üreteceğiz kardeşim bereketli topraklarda.

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

İlginizi çekebilir

Başkan Sözünü Tutuyor

Başkan Sözünü Tutuyor

error: Content is protected !!
Hazır Site apk Uzman Tescil