Tarım ve hayvancılık sektörünün en önemli aktörlerinden biri olan Türkiye Süt Üreticileri ve Sanayicileri Derneği (TÜSEDAD), çiğ süt fiyatları konusunda dikkat çeken bir açıklama yaptı.
Yapılan açıklamada “Bildiğiniz gibi sıcak çiğ süt tavsiye fiyatının 3 ayda bir güncellenerek USK tarafından yayınlanması gerekiyor. Ancak Temmuz ayına girmiş olmamıza rağmen 1 Temmuz’dan geçerli olacak tavsiye fiyatı halen açıklanmadı.”
Dernek açıklamanın devamında ise , 1 Temmuz 2025 itibarıyla %3,6 yağ ve %3,2 protein içeren sıcak çiğ süt için Ulusal Süt Konseyi tarafından belirlenmesi beklenen referans fiyatın en az 21 TL/Litre + soğutma ve hizmet bedeli olarak açıklanmasını talep etti.
TÜSEDAD yaptığı açıklamada, süt üretiminin yalnızca birincil tarımsal faaliyet değil, aynı zamanda gıda sanayi, yem üretimi, veterinerlik, lojistik, perakende ve dış ticaret gibi birçok sektörle doğrudan bağlantılı olduğuna dikkat çekti. Açıklamada, süt üreticilerinin aynı zamanda yem bitkisi üretimi yapan, toprağını işleyen ve hayvanlarını besleyen çiftçiler olduğunun altı çizilerek, bu döngüsel sistemin çevresel sürdürülebilirlik ve ekonomik verimlilik açısından büyük önem taşıdığı vurgulandı.
Açıklamada, son yıllarda artan yem, enerji, işçilik ve bakım maliyetleri nedeniyle üreticinin ciddi zararlarla karşı karşıya kaldığı hatırlatılarak şu ifadeler yer aldı:
“Önerdiğimiz 21 TL/Litre’lik fiyat, ne bir refah vaadi ne de kısa vadeli kazanç hedefidir. Ancak uzun süredir zarar eden üreticinin umut ve motivasyonunu koruyabilecek, ülkemizin gıda zincirinin en kritik halkasını güçlendirebilecek bir adımdır.”
TÜSEDAD’a göre, çiğ süt fiyatlarının üretim maliyetlerinin altında kalması durumunda üretimin durması kaçınılmaz hale gelecek. Bu durumun sadece çiftçileri değil, sanayiciyi, lojistik sektörünü, perakendecileri ve tüketiciyi de doğrudan etkileyeceği uyarısında bulunuldu.
Açıklamada ayrıca şu çarpıcı ifadeler kullanıldı:
Üretici üretmezse, gıda sanayi işleyemez.
Lojistik sektörü taşıyacak ürün bulamaz.
Perakende zincirleri raflarını dolduramaz.
Tüketici sağlıklı ve yerli gıdaya erişemez.
İthalat zorunluluğu artar, ekonomik denge bozulur.
TÜSEDAD, bu nedenle açıklanan fiyatın üretici, sanayici ve tüketici açısından bir “denge fiyatı” olduğunu vurgularken, devletin ve toplumun çiftçinin arkasında durmasının ulusal gıda güvenliği açısından hayati olduğunu ifade etti.
Açıklamanın sonunda ise şu çağrıyla kamuoyuna seslenildi:
“Bizler üretmeye devam etmek istiyoruz. Üretmek, yalnızca çiftçinin değil; toplumun, sanayinin ve devletin ortak sorumluluğudur.” denildi
DÜNYA
2 gün öncePOLİTİKA
2 gün önceTARIM VE HAYVANCILIK
2 gün önceGÜNDEM
2 gün önceSPOR
2 gün önceSPOR
3 gün önceGÜNDEM
3 gün önce