DOLAR 32,2251 0%
EURO 35,0725 0.57%
ALTIN 2.427,530,26
BITCOIN 22075431.56799%
Trabzon
18°

HAFİF YAĞMUR

20:35

AKŞAMA KALAN SÜRE

admin

admin

30 Mayıs 2024 Perşembe

FINDIK İÇİN BÜYÜK TOPLANTI !

FINDIK İÇİN BÜYÜK TOPLANTI !
0

BEĞENDİM

ABONE OL

TBMM’de fındık üreten illerin milletvekilleri fındık çalışma grubu toplantısında bir araya geldi.Toplantıya Kocaeli, Sakarya, Düzce, Zonguldak, Kastamonu, Samsun, Ordu, Giresun, Trabzon ve Artvin illerinin milletvekilleri katıldı.

Ülkemizin önemli tarım ürünü olan ve binlerce kişinin geçim kaynağı olan fındık için yapılacak çalışmaları üreticilerde merakla bekliyor.

Fındık Çalışma Grubunun toplantısında öncelikli  olarak fındıkta arz ve istikrarın sağlanabilmesi hedefi başta olmak üzere, fındığın üretimdeki durumu, verimliliği arttırma çalışmaları, zararlılarla mücadele politikaları, depolama sürecindeki olumsuzlukların giderilmesi gibi  konularının ele alındığı alan bazlı destek ödemesinin rakamında iyileştirme yapılması gibi konuların görüşüldüğü gelen bilgiler arasında

Komisyonda yen sezon fiyatıyla ilgili bir görüşme yapılıp yapılmadığı bilgisi ise alınamadı

Toplantıya katılan Ak Parti Düzce Miletvekili Milletvekili Ercan Öztürk toplantı ile ilgili olarak sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda  “Bölgemizin geçim kaynaklarından olan fındıkla ilgili politikalarımızı masaya yatırdık, üretim ve ihracat süreci ile vatandaşlarımızın beklentilerini değerlendirdik. Bugüne kadar olduğu gibi fındık üreticilerimizi memnun edecek çalışmaları hayata geçirmenin gayretinde olacağız” ifadelerinde bulundu.

Devamını Oku

SARIBAL;SORUNUN ÇÖZÜMÜ ÖNCELİKLE YEM SORUNUNU ÇÖZMEKTEN GEÇİYOR

SARIBAL;SORUNUN ÇÖZÜMÜ ÖNCELİKLE YEM SORUNUNU ÇÖZMEKTEN GEÇİYOR
0

BEĞENDİM

ABONE OL
CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, “Hayvancılık, et ve süt sorunu bir insanlık meselesidir. Bu sorunu çözmenin yolu da hayvancılıkta yem sorununu çözmekten geçmektedir.” dedi.

CHP Bursa Milletvekili Sarıbal, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında, yıllarca kendi kendini idare eden ve insanını aç bırakmayan Türkiye’nin, iktidarın yanlış politikaları nedeniyle tarımda dışa bağımlı hale geldiğini savundu.

Dışa dönük tarım ve hayvancılık politikasından acilen vazgeçilmesi gerektiğini belirten Sarıbal, “Hayvancılık ve tarımla ilgili olarak, bakanlar defalarca ‘sorunu çözüyoruz, bir daha ithalat olmayacak, 5 yıllık plan yapıyoruz.’ dediler. Hayvancılık, et ve süt sorunu bir insanlık meselesidir. Bu sorunu çözmenin yolu da hayvancılıkta yem sorununu çözmekten geçmektedir. Eğer siz yem sorununu çözemiyorsanız hayvancılık sorununu çözemezsiniz. Et sorunu çözülmeden, süt sorunu çözülemez. Yem sorunu çözülmeden et sorunu da çözülemez.” ifadelerini kullandı.

Meraların ıslah edilerek verimli hale getirilmesi gerektiğini dile getiren Sarıbal, AK Parti iktidarları döneminde 100 milyar doların üzerinde yem ve canlı hayvan ithalatı yapıldığını iddia etti.

Sarıbal, “İktidar ‘canlı hayvanı ve eti ithal ediyorum, hayvancılıkta kullanılan yemin yüzde 50’sini de de ithal ediyorum. Ne gereği var bu ülkede üretmeye?’ diyebilir. Bu bir alternatiftir, bir düşüncedir ama çıkıp bunu mertçe söyleyeceksiniz. Küçük çiftçiyi sistemden çıkaran bir mekanizmayla bu işi sürdüremezsiniz.” dedi.

Devamını Oku

İBB’DEN COŞKULU ‘FETİH’ KUTLAMASI

İBB’DEN COŞKULU ‘FETİH’ KUTLAMASI
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İMAMOĞLU: BU ŞEHRE SAHİP ÇIKMAK, FATİH’İN VE ATATÜRK’ÜN DEĞERLERİNE SAHİP ÇIKMAKTIR

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, ‘İstanbul’un Fethi’nin 571. Yıldönümü’ etkinliklerinde konuştu. Fatih’in İstanbul’u fethederek kenti, doğu ve batı kültürlerinin buluştuğu bir dünya başkenti haline getirdiğine vurgu yapan İmamoğlu, “İstanbul, ta o zaman adaletin, hoşgörünün simgesi oldu. Bu şehre sahip çıkmak, bu şehrin her türlü ruhuna sahip çıkmak, Fatih Sultan Mehmet Han’ın, yeni bir çağ açan değerlerine sahip çıkmaktır. Bu şehre sahip çıkmak, İstanbul’u işgalden kurtarıp, yeniden milletimize armağan eden Mustafa Kemal Atatürk’ün değerlerine sahip çıkmaktır” dedi. 

 

MALTEPE / İSTANBUL

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), İstanbul’un Fatih Sultan Mehmet tarafından fethinin 571. yıldönümünü, şanına yakışır bir şekilde kutladı. Maltepe Orhangazi Şehir Parkı’nda gerçekleştirilen kutlamalara, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ile birlikte İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP Parti Meclisi üyeleri, milletvekilleri, ilçe belediye başkanları ve binlerce vatandaş katıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan etkinlikler; İBB Mehteran Bölüğü, görsel ve ışık gösterileri ile İstanbul’un fethinin canlandırıldığı sahne gösterisi ile renklendirildi. Gösterilerin ardından mikrofona gelen İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, özetle şunları söyledi:

“İSTANBUL’UN FETHİ KENTİ BİR DÜNYA BAŞKENTİ HALİNE GETİRDİ”

“Dünya tarihi fetihlerle doludur. Ama İstanbul’un fethi, tarihin akışını değiştiren, bir çağı kapatıp, yenisini açan çok özel bir fetihtir. İstanbul’un fethi, hissedin ki, çok özeldir. Çünkü bir başka yönü vardır. Çünkü, fethin fatihi çok özeldir. Fatih Sultan Mehmet, sadece 21 yaşında İstanbul’u fethetmek için yola koyulurken, hedeflerini toprakları değil, gönülleri fethetmek olarak tanımlamıştı. Bu büyük bir fark. Büyük bir devlet insanı. Ve aynı zamanda bir askeri deha olmanın ve bu hissi en güçlü şekilde yüreğinde yaşatmanın yanı sıra, çok yönlü bir entelektüeldi. Çok iyi eğitim almıştı. Dünyayı biliyordu. Dünyayı tanıyordu o günkü durumda, o günkü çağda. Onun amacı; insanlara boyun eğdirmek değil, herkes için onurlu bir hayat sağlamaktı. Fatih Sultan Mehmet, İstanbul’da herkesin inanç ve geleneklerini koruyan, adil ve hoşgörülü bir yönetim kurdu. Hiçbir bağnazlığa geçit vermedi. İslam’ın sevgi ve hoşgörüye dayalı özüne sahip çıktı. Manevi değerlerimizi yüceltti. Medeniyetimize, çok büyük güç ve değer kattı. Ortaçağ’ın karanlığındaki batı dünyasına örnek oldu. İstanbul’u, bu kadim kenti, doğu ve batı kültürlerinin buluştuğu bir dünya başkenti haline getirdi. İstanbul, ta o zaman adaletin, hoşgörünün simgesi oldu.”

“BURASI FATİH SULTAN MEHMET’İN, MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ÜN VE SİZLERİN ŞEHRİDİR”

“Bakınız; bu şehre sahip çıkmak, bu şehrin her türlü ruhuna sahip çıkmak, Fatih Sultan Mehmet Han’ın, yeni bir çağ açan değerlerine sahip çıkmaktır. Bakınız; bu şehre sahip çıkmak, İstanbul’u işgalden kurtarıp, yeniden milletimize armağan eden Mustafa Kemal Atatürk’ün değerlerine sahip çıkmaktır. İstanbul’a sahip çıkmak; böylesi güçlü bir duygudur. Atatürk, ne demişti? ‘İstanbul, bizim tarihimizin ve medeniyetimizin özetidir’ demişti. Tarihimizin ve medeniyet özeti kadim İstanbul. Ne demek biliyor musunuz? Hiç kimseye ve hiçbir kesime ait değil. İstanbul, 16 milyon hemşehrimizin, 86 milyon vatandaşımızındır; hepimizindir, İstanbul, onu sevenlerin, ona özen ve saygı gösterenlerindir. İstanbul, sizlerindir. Burası Fatih Sultan Mehmet’in, Mustafa Kemal Atatürk’ün ve sizlerin şehridir. Bunu böyle bilelim ve böyle hissedelim. Asla bu duyguyu unutmayalım. 21 yaşında İstanbul’da gönülleri fethedip, yeni bir çağ açan o Fatih’i, 38 yaşında bu cennet vatanı işgalden kurtarmak için yola koyulan ve tarihi seyrini değiştiren Mustafa Kemal’i, ey hemşehrilerim, sevgili milletimiz, hiç ama hiç aklınızdan çıkarmayın. Ve mutlaka o şahsiyetleri tanıyın.”

“SAVAŞI DEĞİL, BARIŞI KAZANDIKLARI İÇİN EŞSİZDİRLER”

“Onlar, girdikleri savaşları kazandıkları için değil; onlar, barışı kazandıkları için büyük, barışı kazandıkları için eşsizdirler. Barışı kazandıkları için tarihi, önemli şahsiyetlerdir. Onlar kardeşliğin, hoşgörünün, aklın ve bilimin peşinde koştukları için, insan olmaya değer verdikleri için dünya çapında saygınlar. Yüzyıllar geçse de öyle olacaklar. Fatih ve Atatürk’ün her daim o genç, o güçlü o cesur ruhları, bugünün gençleri, yani sizler için çok değerli bir rehberdir, kılavuzdur. Sevgili gençler; yıkmak değil yapmak için, ayırmak değil birleştirmek için yola koyulduklarında, önlerinde hiç kimse durmadı, duramaz. Yönünüzü geçmişe değil, geleceğe çevirdiğinizde, sizlerin de önünde hiçbir güç duramayacak.”

“HERKESTEN ÇOK KENDİNİZE VE BİRBİRİNİZE GÜVENİN”

“Onun için sevgili gençler, sizler, Fatih’in İstanbul’u fethedip, yeni bir çağ açtığı yaştasınız. Siz de onun gibi gönülleri ve geleceği fethetmek için her şeye sahipsiniz. Her yerde söylüyorum; sevgili gençler, herkesten çok kendinize ve birbirinize güvenin. Asla birbirinize güvenmekten vazgeçmeyin. Gençlerin birliği ve kardeşliği, birbirinize olan hoşgörünüz, birbirinize olan sevginiz ve saygınız, aranızdaki yıktığımız o önyargı duvarlarıyla birlikte, ülkemizin ve dünyamızın en güçlü teminatı olacaktır. İstanbul’umuzun 571. fetih yıldönümü kutlu olsun.

Devamını Oku

Esnafın Sorunlarını TBMM Gündemine Taşındı

Esnafın Sorunlarını TBMM Gündemine Taşındı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

DEVA Partisi Adana Milletvekili Sadullah Kısacık, esnaf kefalet kredi faiz oranlarının arttırılmasına ilişkin, “Esnafın çektiği krediyi yüzde 120 arttırıyorsunuz da esnafın karı yüzde 120 mi arttı? Esnafımız faiz oranlarının böyle arttırılacağını bilseydi böyle bir borçlanma altına girer miydi?” dedi.

DEVA Partisi Adana Milletvekili Kısacık TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatiflerinin, esnaf kefalet kredileri faiz oranlarının yüzde 120’ye varan oranlarda artırmasını gündeme getirerek, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’i esnafın sesini duymaya çağırdı.

 

“Esnafımız ekonominin can damarıdır”

Esnafın, toplumun sosyal ve ekonomik dokusunu oluşturan önemli bir kesim olduğunu belirterek, esnaf kefalet kredilerine yapılan faiz artışından önce kredi çeken ve ödemesi devam esnafın da etkileneceğini söyleyen Kısacık, “Ülkemiz ekonomisinin can damarlarından olan küçük işletmeler, mahalle bakkalları, atölyeler, kahvehaneler, lokantalar ve daha birçok sektörde faaliyet gösteren esnaflar, Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kooperatiflerinin, esnaf kredilerinde %120’ye varan artış sebebiyle zor durumda kalmıştır. Bu faiz artışından özellikle, daha önce kredi çeken ve ödemesi devam eden esnafımız etkilenecek. Toplumumuzun ve ekonomimizin dokusu alt üst olacak”, sözleriyle yaklaşan sosyal ve ekonomik boyutlu tehlikeye işaret etti.

 

“Esnafın çektiği krediyi %120 arttırıyorsunuz da esnafın karı % 120 mi arttı?”

Kısacık, ekonomik durgunluğun, enflasyon ve hayat pahalılığının her geçen gün arttığını, işlerinin azalması, maliyetlerin artması nedeniyle esnafın bir cenderenin içine girdiğini kaydetti:

“Tarihimizin en derin ekonomik krizini yaşıyoruz. Enflasyon ve hayat pahalılığı ile ekonomik durgunluk her geçen ay artarken esnafımızın işleri de her geçen ay azalıyor. İşlerinin azalması ve maliyetlerinin artması cenderesine girmiş olan esnafımız kan ağlıyor. Çaresizlik içerisinde, kar etmekten vazgeçmiş, günü kurtarmaya ve ayakta kalmaya çalışıyor. Şimdi buradan iktidara soruyorum. Esnafın çektiği krediyi %120 arttırıyorsunuz da esnafın karı %120 mi arttı? 28 Mayıs 2023 seçimlerinin hemen ardından; kur artışları, faiz artışları, akaryakıt artışları, vergi ve harç artışlarıyla, SGK artışlarıyla zaten esnafımızı bitirdiniz. Birçok esnafımız küçülmeye gitti, borç batağına girdi, çekleri yazıldı, hapse girdi. Şimdi ise 31 Mart seçimlerinden sadece 1 ay sonra yine esnafın önceden aldığı kredi oranlarını %120’ye varan oranda artırıyorsunuz. Esnafımız şartların böyle olacağını ve oranların bu kadar yükseleceğini bilse, böyle bir borçlanma altına girer miydi? Bu oyunu aldığınız esnafı kandırmaktır.”

 

“Esnafımıza kulak verin”

Esnafın zorlu bir ekonomik ortamda var olma mücadelesi verirken yapılan faiz artışlarını esnafa yapılmış bir darbe olarak niteleyen Kısacık, “Esnafın kullandığı kredi faizlerinin artması, işletme maliyetlerini artırmakta ve kar marjlarını daraltmaktadır. Bu durum, esnafın rekabet gücünü azaltmakta ve ayakta kalmak için daha fazla mücadele etmesini gerektirmektedir. Üstelik bu artış, esnafın zaten zorlu bir ekonomik ortamda mücadele ettiği bir dönemde gerçekleşmektedir. İktidar ayakta kalmaya çalışan, iflas etmenin eşiğinde olan esnafımıza bu son faiz artışı ile büyük bir darbe indirmiştir.  Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e buradan sesleniyorum. Esnafımızı dinleyin, esnafımıza kulak verin, Faizler acilen eski sınıra çekilmeli ve yaşanan ekonomik krizde esnafımızın nefes almasını sağlayacak bir paket açıklanmalıdır. Kur korumalı mevduat yatırımcıları için yapılan harcamaların %20’sini esnafımıza yapsanız, esnafımız bu zor günlerde geleceğe umutla bakar, yeniden ayağa kalkar ve ülke ekonomimizin can damarlarındaki bir tıkanıklık açılmış olur,” ifadeleriyle Mehmet Şimşek’e esnaf içinde bulunduğu krizden kurtarılması için yardım çağrısında bulundu.

 

“Esnafımızın yanındayız”

Esnafa sahip çıkmanın Türkiye’ye ve milletine sahip çıkmak anlamına geldiğini dile getiren Kısacık, “Esnafımıza sahip çıkmak sadece işletmelere sahip çıkmak demek değildir. Mesleğin sürdürülebilirliğine, kültürüne sahip çıkmak demektir. Bir işletmede verilen emeğin onlarca haneye helal kazanç olarak dönmesi, o hanenin geleceğini inşa etmesi demektir. Bu sebeple esnafımıza sahip çıkmak ülkemize ve milletimize sahip çıkmak demektir.  Bu durum Genel Başkanımız Sayın Ali Babacan’ın ekonomi yönetiminin başında olduğu yıllarda çok iyi tecrübe edilmiştir. Sayın Babacan döneminde esnafımız için atılan adımlar sayesinde küçük ölçekli işletmeler, orta ölçekli işletmeler haline gelmiş, bu işletmeler büyürken bir yandan ülke ekonomisine katkı sağlamış, diğer yandan ise oluşan istihdamla pek çok vatandaşımıza kazanç kapısı açmıştır. Esnafımızın ülkemiz için önemini kaybetmemesi, içine düştüğü cenderede bırakılmaması için DEVA Partisi olarak sonuna kadar esnafımızın yanında olacağız, haklarına sahip çıkacağız, seslerini duyurmaya çalışacağız”, ifadeleriyle toplantısını sonlandırdı.

Devamını Oku

Bakan Mehmet Şimşek: “Türkiye’ye Çok Ciddi Bir Şekilde Kaynak Girişi Var”

Bakan Mehmet Şimşek:  “Türkiye’ye Çok Ciddi Bir Şekilde Kaynak Girişi Var”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Türkiye’deki katılım finans kurumlarının sektör birliği Türkiye Katılım Bankaları Birliği (TKBB), 23. Olağan Genel Kurulu’nu İstanbul’da yoğun bir katılımla gerçekleştirdi. Konuşmacılar, toplantıda ekonomideki pozitif iyileşmeye dikkat çekti.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, yatırımcı güveninde artış olduğunu belirterek, “Son 1,5 ayda Merkez Bankamıza içeriden ve dışarıdan neredeyse 53-54 milyar doların üzerinde bir kaynak akışı oldu. Gelişmekte olan ülkelerden para çıkarken Türkiye’ye çok ciddi bir şekilde kaynak girişi var. İşte ‘carry trade’ diyorlar. Bizim programımız, sırtını ‘carry trade’e dayamaz. Sıcak para sistemin bir parçasıdır ama reel sektörün getirdiği para sıcak para değildir. Hisse senetlerine, Türk tahvillerine kaynak geliyor. Türkiye’nin yapısal önceliklerine kaynak akıyor” dedi.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK) Başkanı Prof. Dr. Şahap Kavcıoğlu da katılım finans sisteminin fiiliyatta kendini test ve ispat ettiğini vurgulayarak, “2024’ün ilk 3 ayında elde edilen 153,5 milyar liralık dönem net karının yüzde 9’u katılım finans kuruluşlarına ait” diye konuştu.

TKBB Yönetim Kurulu Başkanı Onur Gök, ekonomide hızlı bir iyileşme sürecine girildiğini ifade ederek, “Tüm bu göstergeler programın güçlü bir şekilde çalıştığını ortaya koyuyor. Sektör paydaşları olarak programın başarıya ulaşması için gereken tüm desteği sağlamayı sürdüreceğiz” şeklinde konuştu.

Katılım finans kurumlarının sektör birliği Türkiye Katılım Bankaları Birliği (TKBB), 23. Olağan Genel Kurulu, Türk Eximbank Genel Müdürlüğü’nün İstanbul’daki konferans salonunda gerçekleştirildi. TKBB’nin Genel Kurul’una Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK) Başkanı Prof. Dr. Şahap Kavcıoğlu, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı İbrahim Ömer Gönül,  Sigortacılık ve Özel Emeklilik Denetleme Kurumu (SEDDK) Başkanı Davut Menteş, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) Başkanı Fatin Rüştü Karakaş, Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Alpaslan Çakar, Türkiye Katılım Bankaları Birliği Başkanı Onur Gök ve Türkiye Katılım Bankaları Birliği’nin üyeleri ile ekonomi çevrelerinden önemli isimler katıldı.

BAKAN ŞİMŞEK: “DÜNYADA KATILIM FİNANS SEKTÖRÜNE ÖNCÜLÜK EDEBİLİRİZ”

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, TKBB’nin Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, katılım finansın ciddi avantajları olduğunu ifade ederek, şunları söyledi:

“Katılım finans aslında değer odaklı bir ekonomik faaliyete dayanıyor. Bu sektörün gelişmesi ve daha da büyümesi lazım. Bunun için ne gerekiyorsa yapacağız. İnanıyorum ki Türkiye’de yapılacak çalışmalarla belki dünyada bu sektöre öncülük edebiliriz. Türkiye’nin küresel katılım finans sektörünün gelişmesinde aktif rol oynayacağından ben ümitliyim. Türkiye katılım finans gelişmiş göstergesinde belki arzuladığımız yerde değiliz ama son on yılda epey bir ilerleme sağladık. Standartların geliştirilmesi noktasında sektörle birlikte çalışacağız.

Sermaye piyasalarının gelişmesi lazım ve fiyat istikrarını tekrar sağlamamız gerekiyor. Tek haneli enflasyonu başarmamız lazım. Bunu destekleyecek bir mali disiplin olmazsa olmazdır. Sürdürülebilir cari açık bunun bir yan ürünüdür. Yapısal dönüşüm ise bu kazanımları kalıcı hale getirir. Kalıcı refah artışı için yani sürdürülebilirliği, yüksek büyüme için de makro finansal istikrarı sağlayacağız. Kaynakların ülkemiz için üretken alanlara kanalize edilmesinin ön koşulu fiyat istikrarıdır. Bizim vatandaşımız geçen sene müdahale etmeseydik belki 40 milyar dolarlık altın ithal edilecekti. Eğer altın sistemdeyse faydalı olur, değilse atıl bir kaynak olarak karşımıza çıkar. Vatandaşımızın tercihlerine tabii ki saygılıyız ama eğer vatandaşımız kendisini bütün ürünlerden korumaya alıyorsa veya başka ülkelerin para biriminde kendisini daha güvenli hissediyorsa bir sorun var. Nedir, yüksek enflasyon. O nedenle fiyat istikrarı çok önemli. Nihai amaç enflasyonu tek haneye indirmek ama bunun için bir geçiş dönemine ihtiyacımız var.

“Türkiye’ye şu anda sermaye akışı çok güçlü” 

Türkiye’ye şu anda sermaye akışı çok güçlü. Biz müdahil olmasak lira değerlenecek. Yine ben başından beri net bir şekilde ortaya koydum, bizim KDV’yi artırma gibi veya diğer vergileri artırma gibi bir programımız yok ama birtakım istisnaları verimlilik açısından gözden geçireceğimizi söyledik. Şimdi geçiş döneminden dezenflasyon dönemine girmek üzereyiz. Biz gerçekten enflasyonun bu sene sonunda 30’lu bir rakamdan gelecek sene de yani 15’in altına ondan sonra da %10’un altına düşeceğine inanıyoruz. Bunun için gereken tedbirleri alıyoruz. Kamuda tasarruf ve bütçede harcama disiplini paketini kamuoyuyla paylaştık. Vergi muafiyeti ve istisnalarının gözden geçirilmesi tamamlandı gibi. Kayıt dışılıkla mücadele için de fiilen sahada olacağız ve bununla mücadele edeceğiz. Hazine ve Maliye Bakanlığı ekipleri sürekli sahada olacak. Yani herkes hakkıyla vergisini ödesin.

“Türkiye’nin yapısal önceliklerine kaynak akıyor”

Amacımız kurala dayalı uluslararası normlara uygun politikalar. Bu konuda ilk günden beri şeffaf, net bir şekilde bu mesajı verdik. Bir de yapısal reformlar. Çünkü Türkiye’nin yapısal dönüşüme ihtiyacı var. Bu ikisi birlikte Türkiye’nin hikayesini buluşturuyor. Bu hikâye bir karşılık görecektir.

Şu anda yatırımcı güveninde artış var. Dün itibarıyla son 1,5 ayda Merkez Bankamıza içeriden ve dışarıdan neredeyse 53-54 milyar doların üzerinde bir kaynak akışı oldu. Gelişmekte olan ülkelerden para çıkarken Türkiye’ye çok ciddi bir şekilde kaynak girişi var. Yine bankalarımızın ve reel sektörümüzün dış borç çevirme oranları ciddi şekilde iyileşti. İşte ‘carry trade’ diyorlar. Bizim programımız, sırtını ‘carry trade’e dayamaz. Biz asla sıcak paraya güvenmeyiz. Sıcak para sistemin bir parçasıdır ama reel sektörün getirdiği para sıcak para değildir. Hisse senetlerine, Türk tahvillerine kaynak geliyor. Türkiye’nin yapısal önceliklerine kaynak akıyor.”

BDDK BAŞKANI KAVCIOĞLU: “KATILIM FİNANS SİSTEMİ FİİLİYATTA DA KENDİNİ TEST VE İSPAT ETTİ”

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Başkanı Şahap Kavcıoğlu da konuşmasında katılım finans sektörünün gösterdiği gelişime dikkat çekti ve şöyle devam etti:

“2002 sonunda 5 katılım finans kuruluşu mevcutken, 2024 Mart itibarıyla bu sayı 2’si dijital olmak üzere 9’a yükseldi. 2024’ün ilk 3 ayında elde edilen 153,5 milyar liralık dönem net karının yüzde 9’u katılım finans kuruluşlarına ait. Katılım finans kuruluşlarının kullandırdığı fonların takibe dönüşüm oranının ise %1 ile sektörün %1,5 seviyesinden de düşük.

2024’ün ilk 3 ayında sektörün elde ettiği yaklaşık 153,5 milyar liralık dönem net karının %9’u katılım finans kuruluşlarından geldi. Bu gelişmelerin bir anda olmadı, bunun için pek çok paydaşın tek tek ve birlikte iş birliği ve dayanışma içerisinde gayret sarf etmesiyle oluştu. Katılım finans sistemi fiiliyatta da kendini test ve ispat etti.”

TKBB BAŞKANI GÖK: “GÖSTERGELER PROGRAMIN GÜÇLÜ BİR ŞEKİLDE ÇALIŞTIĞINI ORTAYA KOYUYOR”

TKBB Başkanı Onur Gök ise Türkiye’nin yaşanan tüm zorluklara rağmen uzun soluklu ve sürdürülebilir büyümesini sürdürdüğünün altını çizerek, şunları kaydetti:

“Bu Türkiye’nin güçlü makroekonomik altyapısını ispatlıyor. Özellikle geçtiğimiz Eylül ayında açıklanan program ile birlikte pek çok makro göstergede hızlı bir iyileşme sürecine girildiğini somut olarak görmekteyiz. Büyüme kompozisyonundaki iyileşme, net ihracatın büyümeye katkısı, cari dengedeki hızlı toparlanma kısa vadede olumlu sonuçlar doğurdu. Merkez Bankası rezervlerindeki hızlı toparlanma risk priminde de hızla bir düşüş sağladı ve CDS puanımız pandemi öncesi seviyelere geriledi. Bunun yanında, Kredi Derecelendirme Kuruluşlarının not artışı ve pozitif görünüm beklentileri, Türk Lirası varlıklara artan talebi beraberinde getirdi. Program ile sağlanan tüm bu çıktılar döviz kuru istikrarına ve para politikasının etkinliğine katkıda bulundu. Tüm bu göstergeler de programın güçlü bir şekilde çalıştığını net bir biçimde ortaya koyuyor. Sektör paydaşları olarak programın başarıya ulaşması için gereken tüm desteği sağlamaya devam edeceğiz.”

“2025 için hedeflediğimiz 1,7 trilyon TL’lik büyüklüğe şimdiden ulaştık”

Katılım Bankaları sektörü olarak ülkemizin büyümesine çok yönlü katkıda bulunmaya devam ettik. Özellikle sektör paydaşları olarak Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınmasına destek olmak ve bizleri bekleyen geleceğe daha hazır hale gelebilmek için çalışmayı sürdürüyoruz. Geçen yıl sektörümüze dijital katılım bankaları Hayat Finans Katılım ve T.O.M. Bank Katılım katıldı. Yine TMSF bünyesindeki bir mevduat bankası olan Adabank da Dünya Katılım Bankası unvanı ile sektörümüzde hizmet vermeye başladı. Bugün itibariyle sektörde faaliyet gösteren, 2’si dijital, 3’ü de kamu olmak üzere toplam 9 katılım bankamız var. 2023 sonu itibariyle müşteri sayımız toplam 13 milyona ulaştı. Bu süreçteki aktiflerimiz 2 trilyon TL’ye, bu aktiflerin bankacılık sektöründeki payı da %8,7’ye yükseldi. Yeni oyuncularla birlikte öz kaynaklarımız da 144 milyar TL seviyesine yükseldi ve sektör payımız da %6,7 oldu. Böylece 2025 yılında ulaşmayı hedeflediğimiz 1,7 trilyon TL’lik büyüklüğe şimdiden ulaşmış olduk. Öte yandan bu dönemde KOBİ’lere 393 milyar TL’nin üzerinde kaynak sağladık.

Gelecek yıllarda katılım bankalarımızın sürdürülebilir finansal gelişim kaydetmesi için tüm paydaşlarımız ile ülkemiz ekonomisine değer katarak büyüme performansını devam ettireceğimize inanıyoruz. Bakanlığımızın koordinasyonu ile özellikle 2024 yılında ülkemiz ekonomisinin sağlıklı, sürdürülebilir finansman ve tasarruf yapısını korumak için gereken desteği vermeyi sürdüreceğiz. Yatırım, istihdam, üretim ve ihracatı önceliklendiren verimlilik ekosistemine kesintisiz kaynak sağlayacağız. Bununla birlikte OVP kapsamında katılım finans sektörüne ilişkin bir başlık açılmasını, müstakil bir Katılım Finans Kanununa ilişkin çalışmaları da çok önemsiyoruz.”

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.

error: Content is protected !!